EURO 2024 gruptan nasıl çıkarız? Futbolun içindeki toplumu okumak
Bir maçı izlerken yalnızca topa bakmadığımızı düşünüyorum. Bazen tribündeki insanların yüzlerine, evlerde yükselen seslere, sosyal medyada birbirini hiç tanımayan insanların aynı cümlede buluşmasına da bakıyorum. “EURO 2024 gruptan nasıl çıkarız?” sorusu bu yüzden bana yalnızca futbolun değil, birlikte yaşamanın da sorusu gibi geliyor. Çünkü milli takım sahaya çıktığında bireysel kimliklerimiz kısa süreliğine ortak bir “biz” duygusunda birleşebiliyor.
EURO 2024’te Türkiye’nin F Grubu’nda Portekiz, Gürcistan ve Çekya ile eşleşmesi, bu ortaklığın güçlü biçimde görüldüğü bir örnekti. Turnuva formatında ilk iki takım doğrudan son 16’ya kalıyor, ayrıca en iyi dört üçüncü takım da tur atlıyordu.
UEFA.com
+1
“Gruptan çıkmak” ne anlama geliyor?
Futbolun ötesinde bir başarı ölçüsü
Sosyolojik açıdan toplumsal normlar, bir toplumda “doğru”, “beklenen” veya “normal” kabul edilen davranışları belirleyen ortak kurallardır. Futbol da bu normların üretildiği alanlardan biridir. Milli takım kazandığında “hepimiz kazandık” deriz; kaybettiğinde ise başarısızlığı bazen yalnızca oyuncuların değil, bütün toplumun meselesi haline getiririz.
2024’te Türkiye’nin gruptan çıkabilmesi için matematiksel ihtimaller kadar önemli olan şey, kolektif beklentiydi. İlk maçta Gürcistan’ı 3-1 yenen Türkiye, ardından Portekiz’e 3-0 kaybetti. Son maç öncesinde bütün dikkat Çekya karşılaşmasına çevrildi.
UEFA.com
Sonuçta Türkiye, Çekya’yı 2-1 yenerek grubu ikinci tamamladı. UEFA verilerine göre Türkiye’nin EURO tarihinde grup aşamasından çıktığı üçüncü turnuva da böylece 2024 oldu.
UEFA.com
+1
Toplumsal normlar: “Biz” nasıl kuruluyor?
Milli takım ortak kimlik alanı olarak
Milli takımın ilginç tarafı, normalde birbirinden oldukça farklı insanların aynı sembol altında buluşabilmesidir. Yaş, gelir, eğitim, şehir, siyasi görüş veya yaşam tarzı farklılıkları bir süreliğine geri plana itilir. Fakat bu birliktelik tamamen eşit bir zeminde gerçekleşmez.
2025’te yayımlanan ve Almanya, Norveç, Polonya ve İspanya’dan toplam 7.040 kişilik temsili örneklem kullanan bir araştırma, futbol taraftarlığının Avrupa kimliğiyle de ilişkili olduğunu gösterdi. Taraftarların Avrupa ve Avrupa Birliği’ne yönelik aidiyetlerinin, taraftar olmayanlara kıyasla daha güçlü olduğu bulundu.
Wiley Online Library
+1
Bu bize futbolun yalnızca ulusal kimliği güçlendirmediğini; farklı kimliklerin aynı anda yaşanabileceği sosyal bir alan oluşturduğunu düşündürüyor.
Cinsiyet rolleri ve futbol kültürü
“Gerçek taraftar” kim?
Futbolun toplumsal yapısında cinsiyet de önemli bir güç ilişkisi yaratıyor. Erkeklerin futbolu daha “doğal” biçimde bildiği, kadınların ise taraftarlıklarını kanıtlamak zorunda kaldığı düşüncesi hâlâ çeşitli ortamlarda karşımıza çıkıyor.
2024 yılında Marmara Üniversitesi’nde yayımlanan nitel bir araştırmada 22 kadın taraftarla yapılan derinlemesine görüşmeler incelendi. Çalışma; kadınların taraftarlık deneyimlerinde “taraftarlık kimliğini kanıtlama”, erkek egemen tribün kültürü ve cinsiyet farkı gibi temaların öne çıktığını ortaya koydu.
Marmara Üniversitesi Açık Erişim
Bu açıdan “EURO 2024 gruptan nasıl çıkarız?” sorusunu sorarken, “Biz” dediğimiz grubun kimleri gerçekten kapsadığını da düşünmek gerekiyor. Toplumsal adalet, yalnızca sahada adil rekabet değil; futbolun etrafındaki sosyal alanlara herkesin eşit biçimde katılabilmesi anlamına da geliyor.
Kültürel pratikler: Maç izlemek neden bu kadar güçlü?
Ev, kahvehane, tribün ve ekran
Milli maç izlemek başlı başına bir kültürel pratiktir. Forma giymek, bayrak asmak, arkadaşlarla buluşmak, aynı anda bağırmak ve hatta maçtan önce belirli “uğurları” tekrarlamak ortak bir ritüel oluşturur.
2026’da yayımlanan bir EURO 2024 araştırması, beş Avrupa ülkesinde 842 katılımcıdan ve maç sonrası 2.414 deneyim bildiriminden yararlanarak maç sonucunun yaşam memnuniyeti ve çalışma motivasyonuyla ilişkisini inceledi. Kazanmanın, sosyal kimlikler ve sosyal etkileşimler aracılığıyla daha yüksek yaşam memnuniyeti ve çalışma motivasyonuyla ilişkili olduğu bulundu.
British Psychological Society
Dolayısıyla bir maçın “sadece maç” olmadığını söylemek abartı olmayabilir. Gol, insanların gündelik hayatındaki ilişkileri ve duyguları kısa süreliğine yeniden düzenleyebilir.
Güç ilişkileri ve eşitsizlik
Kim karar veriyor, kim temsil ediliyor?
Futbolun içinde teknik direktörlerden federasyonlara, oyunculardan medya kuruluşlarına kadar çok sayıda aktör bulunuyor. Taraftar ise çoğu zaman bu ilişkilerin dışında bırakılan fakat atmosferi belirleyen güçlü bir toplumsal aktör.
2024 tarihli bir çalışma, futbol taraftarlarının Avrupa futbolunda yalnızca “izleyici” değil, güvenlik ve yönetim süreçlerinde söz sahibi olması gereken paydaşlar olarak görülmesi gerektiğini tartışıyor. Araştırma, taraftarların bazı otoriteler tarafından potansiyel “risk” veya “sorun çıkarıcı” olarak görülmesinin, onların karar süreçlerindeki konumunu etkilediğini belirtiyor.
Doi.org
Bu noktada toplumsal adalet kavramı yeniden önem kazanıyor. Futbolu üreten yalnızca sahadaki 11 kişi değil; onu izleyen, konuşan, finanse eden ve anlamlandıran milyonlarca insan.
EURO 2024 bize ne gösterdi?
Türkiye’nin 2024’te gruptan çıkışını geriye dönüp düşündüğümüzde, cevap yalnızca “Çekya’yı yenmek” değildi. Elbette sonuç için gerekli olan şey buydu; fakat başarıyı mümkün kılan daha geniş bir sosyal yapı vardı: ortak kimlik, beklenti, dayanışma, rekabet ve kriz anında yeniden örgütlenen kolektif duygular.
Çekya karşısındaki 2-1’lik galibiyet, Cenk Tosun’un uzatma dakikalarında attığı golle geldi ve Türkiye’yi son 16’ya taşıdı.
UEFA.com
Belki de futbolun sosyolojik açıdan en ilginç tarafı burada ortaya çıkıyor: Aynı anda hem birleştiriyor hem de ayrıştırıyor. “Biz” duygusu dayanışma yaratırken, “bizden olmayan” duygusu dışlamaya dönüşebiliyor. Cinsiyet, sınıf, milliyet, taraftarlık ve güç ilişkileri bu ortaklığın sınırlarını sürekli yeniden çiziyor.
Sonuç: Gruptan çıkmak mı, birlikte kalabilmek mi?
EURO 2024’te Türkiye gerçekten gruptan çıktı. Fakat sosyolojik açıdan daha ilginç soru belki de şu: Birlikte sevinirken nasıl bir toplum oluyoruz?
Bir milli maç sırasında kendinizi hiç normalden farklı davranırken yakaladınız mı? Futbolun sizi tanımadığınız insanlara yaklaştırdığı veya tam tersine bazı insanlardan uzaklaştırdığı oldu mu? Kadınların, gençlerin ya da farklı sosyal grupların futbol ortamındaki deneyimleri sizce ne kadar eşit? Ve en önemlisi, “biz” dediğimiz topluluğun sınırlarını kim belirliyor?
Umarız EURO 2024 gruptan nasıl çıkarız ile ilgili bu içerik beklentilerinizi karşılamıştır.