Askeri Personelin Üstü Aranır Mı? Güvenlik, Hukuk ve Toplumsal Algı Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme Askeri personelin üstü aranır mı? sorusu, aslında basit bir güvenlik meselesi gibi görünse de, düşündüğümüzde daha derin bir anlam taşır. Hepimizin kafasında, askeri disiplin ve güvenlikten sorumlu olanların, kişisel hak ve özgürlüklerden ne kadar ödün vermesi gerektiği gibi karmaşık sorular oluşur. Bir tarafta, ülke güvenliği için gerekli olan sıkı denetimler ve disiplin, diğer tarafta ise bireylerin mahremiyet hakları… Bu soruya ne kadar güvenlik açısından bakarsak, bir o kadar da bu tür bir denetimin sınırları üzerine düşünmek gerekir. Bunun yanı sıra, 21. yüzyılda güvenlik, askeri disiplin ve…
Yorum BırakTarz Dolu Tüyolar Yazılar
Adi Ortaklık Sözleşmesinin Şekil Şartları: Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Sözler, tarihler boyunca insanlar arasında bir köprü kurmuş, yaşamlarını biçimlendiren en güçlü araçlardan biri olmuştur. Her kelime, bir anlam taşıdığı gibi, bir vaadi, bir geleceği ya da bir sorumluluğu da içinde barındırır. Kimi sözler ise yalnızca dilin bir ürünü değil, toplumsal yapının ve hukukun sınırları içinde varlık bulur. Adi ortaklık sözleşmesi de, hukukun diliyle biçimlenen, ancak aslında insan ilişkilerinin karmaşıklığını ve bu ilişkilerin nasıl yapılandırılması gerektiğini sorgulayan bir belge olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda, adi ortaklık sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartlarını, bir edebiyatçının bakış açısıyla ele alacak ve edebiyat kuramlarının, sembollerin…
Yorum BırakMIUI 14 Süper Simgeler Nerededir? Bir Kez Daha Kaybolan Özellik Kayseri’nin o serin sabahlarından birinde, telefonumun ekranına bakarken yaşadığım karmaşık duyguları hatırlıyorum. MIUI 14 güncellemesi yeni gelmişti ve tabii ki, her yeni güncellemeyi heyecanla bekleyen bir kullanıcı olarak, içinde yer alan Süper Simgeler özelliğini keşfetmeye karar verdim. Ne kadar merak ediyorsam, bir o kadar da sabırsızdım. Ama işler beklediğim gibi gitmedi. Bu yazıyı, MIUI 14’ün içindeki o kaybolan simgeleri aradığım o anın heyecanı ve sonunda yaşadığım hayal kırıklığıyla yazıyorum. Belki de başkalarına da bir şeyler anlatmak, benzer bir süreçte yalnız olmadığımı bilmek istiyorum. Yeni Bir Başlangıç: MIUI 14’ü Keşfetmek Telefonumu…
Yorum BırakTitreşim Türleri: Edebiyatın Derinliklerine Yolculuk Bir kelime okunduğunda, yalnızca bir ses değil, bir yankı da duyarız. Her harf, bir titreşimdir; bir anlamın bir titreşimi, bir duygunun yankısıdır. Edebiyat, kelimelerle dokunan bir dünya kurar, her cümle bir titreşim gibi yayılır ve okuyucunun ruhunda, zihninde yankı bulur. Bir roman, bir şiir, bir drama; her biri kendi melodisini yaratır ve bu melodiler, hikâyenin kendisiyle birleşerek derinlemesine bir deneyim sunar. Edebiyat, farklı titreşim türlerinin bir araya geldiği bir evrendir. Her bir metin, içinde barındırdığı semboller, anlatı teknikleri ve dil oyunlarıyla okuyucunun zihninde yeni rezonanslar uyandırır. Peki, bu titreşimler nedir ve nasıl anlam kazanır? Edebiyatın…
Yorum BırakTapu Hisse Durumu Pasif Ne Demek? Psikolojik Bir Mercek Kendi zihnimde sürekli dönen sorular var: Bir kavramın hayatlarımızda yarattığı anlam yükü ile somut gerçekliği arasında nasıl bir ilişki kuruyoruz? “Tapu hisse durumu pasif ne demek?” gibi teknik bir hukuk terimi, bireylerin zihnindeki tutum ve duygusal tepkilerle karşılaştığında nasıl bir psikolojik süreçten geçer? Bu yazıda, bu terimi sadece yasal çerçevede açıklamakla kalmayacak; aynı zamanda insanların bu tür terimlerle karşılaştıklarında yaşadıkları bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim süreçlerini psikolojik bir bakış açısıyla keşfedeceğiz. Tapu Hisse Durumu Pasif: Kavramsal Bir Başlangıç Öncelikle teknik tanımı kısaca ele alalım. Bir tapuda “hisse durumu pasif” ifadesi, o…
Yorum BırakBir gün, kaybolan bir nesnenin ardında bıraktığı boşluk üzerine düşünürken, aklıma bir soru geldi: “Bir şey kaybolduğunda, onu yeniden bulmak yalnızca nesneyi geri kazanmak mıdır, yoksa o kaybolan şeyin anlamını, neye hizmet ettiğini ve kimliğimizle olan bağını yeniden keşfetmek midir?” Bu soru, çok basit gibi görünse de, hayatın derinliklerine indikçe anlam kazanır. Bir nesne kaybolduğunda, sadece fiziksel varlığı değil, o varlığın bizim için taşıdığı anlamı da yitiririz. Engelli raporunu kaybetmek, belki de bir kimliğin kaybolması, kimlik ve aidiyetle ilişkili bir boşluğun doğması gibi bir durumdur. İşte bu noktada, felsefi bir perspektif, kaybolan raporun ötesine geçer ve bireysel varlık, toplumsal sorumluluk…
Yorum BırakAllah İlk Neyi Yaratı? Bir Tarihsel Perspektiften Derinlemesine Bir İnceleme Geçmişin, bugünü anlamamıza ve geleceği şekillendirmemize yardımcı olduğuna inanan biri olarak, tarih boyunca insanların inançlarını, görüşlerini ve anlatılarını nasıl şekillendirdiklerini anlamak, her zaman insanlık durumunu çözümleme noktasında önemli bir araç olmuştur. “Allah ilk neyi yarattı?” sorusu, yalnızca dini bir mesele olmanın ötesinde, insanlığın evreni ve varoluşu nasıl kavradığını ve dönemin düşünsel yapısını nasıl yansıttığını sorgulayan bir sorudur. Bu soruyu tarihsel bir perspektiften ele alırken, farklı inanç sistemlerinin, toplumsal yapılarının ve değişimlerinin izlerini takip etmek, bize insanlık tarihinin daha derinlikli bir okumasını sunar. İslam Mitolojisinde ve Klasik Kaynaklarda Yaratılış: Allah’ın İlk…
Yorum Bırak56 Kadro Hangi Boy? Tarihsel Bir Perspektif Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme Geçmişin izlerini sürmek, sadece tarihsel olayları anlamakla kalmaz; aynı zamanda bugünü de daha derin bir şekilde kavramamıza yardımcı olur. Tarih, yalnızca geriye bakmak değil, aynı zamanda günümüzü şekillendiren güçleri ve dinamikleri keşfetmek için bir araçtır. 56 kadro, Türkiye Cumhuriyeti’nin eğitim ve kültür politikalarındaki önemli bir dönemeçtir; ancak bu terimi sadece bir siyasi olay olarak görmek eksik olurdu. 56 kadro, yalnızca bir kadronun, bir neslin veya bir ideolojinin sembolü değil, aynı zamanda bir toplumun toplumsal dönüşümünü, değişen normları ve modernleşme sürecindeki kırılma noktalarını yansıtan önemli bir kavramdır. Hadi gelin, 56…
Yorum Bırakİmpuls Şiddeti Neye Bağlıdır? Toplumsal Bir Mercekten İnceleme Hepimiz zaman zaman kendimizi ani bir şekilde öfkelenmiş veya kontrolden çıkmış hissedebiliriz. O an, tüm mantıklı düşünceler bir kenara kayar, duygular ve içsel dürtüler ön plana çıkar. Bu tür anlarda gösterilen impulsif (ani, kontrolsüz) şiddet, aslında sadece bireysel bir mesele değildir; toplumsal bir yansıması vardır. Peki, impuls şiddeti neye bağlıdır? Bir insanın aniden öfkelenip, şiddet gösterme eğiliminde bulunmasındaki toplumsal, kültürel ve psikolojik faktörler nelerdir? Bu yazıda, impuls şiddetinin toplumsal yapılar, cinsiyet rolleri, güç ilişkileri ve kültürel pratikler ile nasıl şekillendiğine dair derin bir bakış açısı sunacağız. İmpuls Şiddeti: Temel Kavramlar ve Tanımlar…
Yorum BırakÖğretmeni Atatürk’e Hangi İsmi Verdi? — Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerine Bir Pedagojik Bakış Öğrenme, bir insanın kendi dünyasını yeniden şekillendirme sürecidir. Her birey, yaşamı boyunca bilgi ile ilişki kurar; yeni anlamlar üretir; bağlam değiştikçe kendini ve çevresini yeniden yorumlar. Bu dönüşüm, yalnızca bilgi edinme meselesi değil, aynı zamanda insanın kendini inşa edişidir. “Öğretmeni Atatürk’e hangi ismi verdi?” gibi bir soru, ilk bakışta tarihsel bir bilgi talebi gibi görünse de, aslında öğrenme süreçlerimizde isim verme, anlamlandırma ve belleğe yerleştirme gibi bilişsel eylemlerin nasıl işlediğini sorgulamamıza olanak tanır. Bu yazıda öğrenme teorileri, öğretim yöntemleri, teknolojinin eğitime etkisi ve pedagojinin toplumsal boyutları üzerinden…
Yorum Bırak